Feature Pack vs Service Pack

SharePoint ile uzun zamandır çalışanların farkında oldukları bir konu her geçen gün ürüne ilişkin güncelleme paketlerinin çıkışındaki sürenin kısalması olacaktır.

SharePoint 2003 ve 2007 döneminde belli aralıklarla çıkan (2003 için belirsiz, 2007 için genellikle 2 ayda bir) -düzenli- güncelleme paketlerine ek olarak aşağı yukarı yılda veya bir buçuk yılda bir çıkan Service Pack’ler vardı.

SharePoint 2013 için 2014 yılının sonuna kadar düzenli olmayan aralıklarla devam eden güncelleme paketleri Ocak 2015 itibariyle Microsoft’un da duyurusu ile artık aylık olarak düzenli yayınlanmaya başlandı. Şüphesiz bundaki en büyük nedenlerden bir tanesi özellikle hybrid çalışma prensibinde ilerlemeyi hedefleyen kullanıcı kitlesinin SharePoint Online ile on-premise olarak adlandırdığımız yerel SharePoint kurulumları arasında özellik ve fix bakımından oluşan farklılığın azaltılabilmesine imkan tanınmasıydı.

SharePoint 2016’da da Microsoft SharePoint 2013 için 2015 yılı başında başlattığı düzende, her ay bir güncelleme paketi çıkartarak ilerlemeye devam etti. Hybrid çalışma prensibinde ilerlemeyen kullanıcılar için SharePoint güncelleme sıklığı genellikle yeni kurulan bir ortamın en güncel versiyon ile kurulması ve bir problem ile karşılaşıldığında veya üzerinde çalışılan sistem için sistem birimlerinin belirlediği güncelleme periyodlarında güncel paketlerin geçilmesi şeklindeydi. Her ay çıkan güncellemelerin düzenli yüklenememesi konusunu çok yadırgamıyorum açıkçası. Neticede ortalama 5 sunucudan oluşan orta seviyede bir farm için önce test, sonra canlı ortam periyodunda ilerlendiğini düşünecek olursak ciddi bir zaman ve fonksiyonalite kaybına neden oluyor güncelleme paketleri. Bu nedenle her güncelleme paketi muhakkak değerlendirilip takip edilmesi ve içeriğinde barındırdığı düzeltilen özellikler yakından değerlendirilmeli ve buna göre planlama yapılmalı düşüncesindeyim.

Buradan yola çıkarak geçtiğimiz günlerde yayınlanan Feature Pack 2 sonrası aldığım sorulara istinaden Feature Pack ve Service Pack arasındaki farklılıklara değinmek istiyorum. İlk Feature Pack olan ve Kasım 2016’da çıkan Feature Pack 1 sanırım henüz pek fazla kişinin SharePoint 2016 geçişi yapmadığı döneme denk geldiğinden atlanmıştı. Feature Pack 2 sonrası Feature Pack 1 aramalarının artmış olabileceğini elimde bir istatistik olmasa da tahmin edebiliyorum.

Peki nedir Service Pack, nedir Feature Pack?

Service Pack: Hotfix, security update, critical update ve genel anlamdaki güncellemelerin paketlendiği, test edildiği ve aylık olarak yaygınlaştırıldığı paketlerdir. Service Pack’lerde üreticinin esas odaklandığı konu ürünün stabil kalması, performans ve güvenlik gibi başlıklarda yaşanan sorunların çözümlenmesidir.

Feature Pack: Ağırlıklı olarak ürüne yeni özellikler kazandırmanın ön planda olduğu, müşterilerden alınan geri bildirimler ve ürünün yol haritasında belirlenmiş olan başlıklardaki yeni özelliklerin ürüne kazandırılmasını hedefler.

Feature Pack 1 ile hayatımıza aşağıdaki başlıklar eklenmişti, daha detaylı bilgi için KB makalesinin bağlantısına buradan ulaşabilirsiniz.

  • Administrative Actions Logging
  • MinRole enhancements
  • SharePoint Custom Tiles
  • Hybrid Auditing (preview)
  • Hybrid Taxonomy (preview)
  • OneDrive API for SharePoint on-premises
  • OneDrive for Business modern experience (available to Software Assurance customers)

Feature Pack 2’nin ise (12 Eylül 2017’de yayınlandı) eklediği ana özellikler aşağıdaki şekilde. Daha detaylı bilgi için KB makalesinin bağlantısına buradan ulaşabilirsiniz.

  • SharePoint Framework (SPFx)

SPFx’den daha detaylıca ayrı birkaç yazıda bahsetmek daha doğru olacaktır. 🙂

No Comments

Leave a Comment

Please be polite. We appreciate that.
Your email address will not be published and required fields are marked